Mart 17, 2009

İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde 16 Mart 1978 tarihinde öldürülen öğrencileri anan “Darbelere Karşı Öğrenciler”, Türkiye’deki darbeleri, darbecileri ve Ergenekon’u protesto etti. “Darbeci zihniyet değişmedi 16 Mart’tan Ergenekon’a katiller cezalandırılsın” yazılı pankart taşıyan grup, “Dur de, Dur de, Darbelere karşı Dur de.”, “Dağıtılacak, dağıtılacak Ergenekon dağıtılacak” şeklinde sloganlar attı. “Darbelere karşı, derin devlete karşı, kontrgerillaya karşı, Ergenekon’a karşı” ses çıkar diye bağıran öğrenciler, ellerindeki boncuk dolu şişeleri sallayarak ses çıkarttı.
Öğrenciler adına yapılan basın açıklamasında 16 Mart 1978 günü 12 Eylül darbesine zemin hazırlamak için 7 öğrencinin kontrgerilla tarafından öldürüldüğü, 16 Mart’ın faillerinin kendilerine farklı dönemlerde “Kontrgerilla, MİT, JİTEM” gibi isimler verdiği öne sürülerek, Ergenekon çetesinin de bu gibi güçlerden oluştuğu söylendi. Ergenekon davasının sonuna kadar arkasında olduklarını belirten öğrenciler, davanın geçmişten günümüze tüm darbe ve darbe girişimlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesini talep etti.
Açıklamada Hrant Dink cinayetinden tanıdığımız Reşat Altay’ın bu olayda da isminin geçtiğini, yine Susurluk davasından Abdullah Çatlı’nın bombayı İstanbul’a taşıyan kişi olduğu hatırlatılarak darbeci zihniyetin bir süreklilik gösterdiği vurgulandı.
Basın açıklamasının ardından 12 Mart darbesinde idam cezası almış olan Atilla Keskin ve 16 Mart günü Beyazıt’ta bulunan Atilla Tuygan ile Türkiye’de darbeler ve Ergenekon üzerine bir söyleşi yapıldı. Darbeleri yaşamış ve bunlardan zarar görmüş bu iki isim deneyimlerini gençlerle paylaştılar.
Basın açıklamasını okumak için tıklayınız…
Leave a Comment » |
Darbelere Karşı Öğrenciler |
Kalıcı Bağlantı
Karşı Sokak tarafından yazıldı
Mart 7, 2009
16 Mart’ta Ne Olmuştu?
16 Mart 1978 günü İstanbul Üniversitesi’nden toplu çıkış yapmakta olan sol görüşlü öğrencilerin üzerine “meçhul” kişilerce bomba atıldı. Bu bombalı saldırı sonucu 7 öğrenci yaşamını yitirdi ve onlarcası da yaralandı.
Saldırının gerçekleşeceği, bombanın atılacağı yere ve saate kadar emniyet güçlerince biliniyordu. Ancak emniyet güçleri saldırıyı engellemek bir yana, öğrencileri, saldırının gerçekleşeceği ön kapıdan çıkmaya zorladı. Bomba atıldıktan sonra, failleri kovalayan polislere “geri dönün” emri verildi.
Bu saldırıyı gerçekleştirenler asla cezalandırılmadılar hatta birçoğu emniyet müdürlüğünden milletvekilliğine kadar üst düzey görevlerle mükâfatlandırıldılar.
Türkiye’de darbelere zemin hazırlamak isteyen zihniyet defalarca buna benzer katliamlar gerçekleştirdi. Biz bu senaryonun benzerlerini Hrant Dink cinayetinde, Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanmasında, Danıştay Cinayetinde, Malatya’da rahiplerin öldürülmesi olayında tekrar tekrar yaşadık.
Bugün Ergenekon Davasında yargılananlar 16 Mart Katliamını gerçekleştirenlerle aynı zihniyeti taşıyorlar. Bu yüzden 16 Mart katliamını yapanlara karşı çıkmak, Ergenekonculara karşı çıkmaktır, tüm darbelere ve darbecilere karşı çıkmaktır.
16 Mart katliamında ve darbecilerin tezgâhladığı diğer tüm katliamlarda yaşamını yitiren yüzlerce kişi için, Ergenekon Davasının arkasında olan herkesi yapacağımız basın açıklamasına, ardından da dönemin tanıklarından Atilla Keskin ve Atilla Tuygan ile gerçekleştireceğimiz söyleşiye bekliyoruz.
16 Mart’ın failleri bulunsun!
Ergenekon davasında sonuna kadar gidilsin!
Darbeci zihniyet yargılansın!
Basın Açıklaması: İ.Ü. Beyazıt Kapısı Önü Saat: 14.30
-DARBELERE KARŞI ÖĞRENCİLER-
Leave a Comment » |
Darbelere Karşı Öğrenciler |
Kalıcı Bağlantı
Karşı Sokak tarafından yazıldı